Öne Çıkanlar BİLSEM mekatronik atölyesi Defne Telekomünikasyon Urla Belediyes İzmir Ekonomi Üniversitesi Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ

Yarıyıl tatili başladı... İkinci dönem 4 Şubatta başlıyor

15 tatil bugün öğrencilere karnelerinin dağıtılmasının ardından başladı. 15 tatil için tatil programları çoktan hazırlandı. Tatil için en büyük ilgi kış turizmin gözde yerleri olan Uludağ, Kartepe, Erciyes Dağı gibi yerlere oldu. Peki 15 tatil (yarıyıl) ne zaman bitecek? İkinci dönem okullar ne zaman açılacak? İşte tüm detaylar...

15 TATİL NE ZAMAN BİTECEK? OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?

İkinci kanaat dönemi 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayacak ve 14 Haziran 2019 Cuma günü sona erecek. 2019-2020 eğitim öğretim yılı ise 16 Eylül 2019 Pazartesi günü başlayacak.

YARIYIL TATİLIİ İÇİN VELİLERE VE ÖĞRENCİLERE UYARI

Eğitim Direktörü Erdem Çıplak, sömestr talinde öğrencilerin ve velilerin neler yapması gerektiği konularında tavsiyelerde bulundu. Çıplak, düşük not alan öğrencilere velilerin sert bir tepkide bulunmaması gerektiğini belirtti

Mektebim Eğitim Direktörü Erdem Çıplak, sömestr talinde öğrencilerin ve velilerin neler yapması gerektiği konularında tavsiyelerde bulundu. Çıplak, öğrenme kaybını engellemek için tekrar etmesi gerektiği, eksik oldukları konuda küçük bilgi parçalarından yararlanması gerektiği, düşük not alan öğrencilere velilerin sert tepkilerde bulunmaması gerektiği, çocukların notları karşılığında ödüllendirilmesi ve tatil sonrası adaptasyon konularında açıklamalarda bulundu.

’’Öğrenci, hiçbir eksiğinin olmadığını düşünde bile öğrenme kaybını engellemek için tekrar etmesi gerekir’’

Sömestr tatili için tavsiyelerde bulunan Erdem Çıplak, "Yoğun çalışma temposundan sonra tatile girmek "Tamam artık ben hiçbir şey yapmayacağım" algısını oluşturabilir. Bu konuda bir takım tavsiyelerimiz olacak; tiyatroya ve sinemaya gitmek, eğlenmek için vakit ayırmaları ya da aile büyüklerini görmeye gitmeleri yapılabilecek durumlar. Koca bir dönem geçti, burada bir takım eksikler kalabilir. Öğrenci, hiçbir eksiğinin olmadığını düşünde bile öğrenme kaybını engellemek için tekrar etmesi gerekir. Bu yüzden 15 günün doğru değerlendirilmesi ve bir plan dahilinde hareket edilmesi gerekir. Öğrenci, kafasını dağıtıp eğlenmeye vakit bulabilecektir. Diğer taraftan da öğrenme kaybını engellemek için belli bir program dahilinde çalışmasını önerebilir" dedi.

"Eksik oldukları tarafa yönlenirlerse 2’nci döneme çok daha hazır şekilde başlamış olabilirler"

Çıplak, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle düşük not almış öğrencilerimize tavsiyemiz de şudur: Müfredatımız içerisinde 'Kazanım' dediğimiz küçük küçük bilgi parçacıkları var. Öğrencilerin hangilerinde problemi varsa daha çok o tarafa yönlenmelerini önerebiliriz. Öğrenciler bazen yapabildikleri yerden çok çalışırlar. Çünkü oradan çalışmak daha kolaydır, yapabildiklerini görürler. Bilmedikleri ve zorlandıkları yere temas etmek istemezler. Bu da gelişmeyi engelleyen bir durumdur. Mümkün olduğu kadar eksik oldukları tarafa yönlenirlerse 2’nci döneme çok daha hazır şekilde başlamış olabilirler".

"Velilerin sert bir tepkide bulunmaması gerekir"

Düşük not alan öğrenciler için velilerin izlemesi gereken yol haritasına değinen Çıplak, "Öğrenci, notu düşük olduğunda zaten kendisini belli oranda rahatsız hissedecektir. Velilerin sert bir tepkide bulunmaması gerekir. Öğrenci, herhangi bir durumda kendisini kötü hissettiğinde farklı tepkiler verebilir. Öğrenmeye karşı kendisini kapatabilir. "Ben artık yapamıyorum" algısıyla birlikte 2’nci dönem ve ondan sonraki seneleri çalışmadan ya da ilgisini tam odaklayamadan geçirebilir. Bu tip noktalarda daha itidalli davranmakta fayda var. Öğrenci ile konuşmak gerekir. Çocuğu karşınıza alıp onun yetişkinmiş gibi neleri eksik yapabildiği anlatması sağlamak lazım. Destek vermek için neler yapılabiliniyorsa onlara yönelmek gerekiyor. Bizim okullarımızda öğrenme kaybıyla ilgili ya da kendisini daha destek verilmesi istediği bir nokta olursa mutlaka okulumuza gelip ek çalışmalarında öğretmen arkadaşlarımızla birlikte yapabilecekleri imkanları da zaten sunuyoruz" şeklinde konuştu.

"Kendilerini, kariyerini planlayan bir birey olarak gördüklerinde adaptasyonları daha kolay olacaktır"

Tatil bittikten sonra öğrencilerin okula adapte olma sorunun nasıl aşacaklarını anlatan Çıplak, "Eğer tatili, belli bir program içerinde geçirmişlerse ve kendi eksikliklerini tamamlamak için belli bir çaba sarf etmişlerse, diğer taraftan da eğlenmeye ve kendilerini rahatlatacak etkinliklere adapte olmuşlarsa okula geldiklerinde büyük bir heyecanla geleceklerini düşünüyoruz. Burada okulun yapısı ve iklimi de önemli, öğrencinin gerçekten okula gitmesini isteyecek bir takım nedenlerin olması gerekir. Arkadaş ilişkileri, öğretmenleri ile olan ilişkileri ve okulun sunduğu imkanlar da olabilir. Bunlar da öğrencinin okula gitmesini ve adaptasyonunu kolaylaştıracak şeylerdir. Mümkün olduğu kadar kendilerini bir okulda 8-9 saat ders gören bir öğrenci olarak değil de, kariyerini planlayan bir birey olarak gördüklerinde adaptasyonları daha kolay olacaktır" açıklamasında bulundu.

"Ödüllendirme, öğrencinin iç motivasyonu ile sağlanması gerekir"

Karne notunun ödüllendirilmesini değerlendiren Çıplak, "İyi olabilir ya da öğrencinin kendisine göre daha iyi bir performans göstermiş olabilir. İyi kelimesi biraz öğrenme ortamında göreceli bir kelimedir. O yüzden iyi tartarak hareket etmek gerekiyor. Ödüllendirme, öğrencinin iç motivasyonu ile sağlanması gerekir. İllaki öğrenciye ya da çocuğa oyuncak, tablet, cep telefonu almak gerekmez. Öğretmenler olarak çok da fazla tavsif etmiyoruz. Çünkü kendisi için yararlı bir şey yaptığının farkına varması lazım. Öğrendiklerini günlük hayatta kullanabileceği, etkinliklerle örtüştürerek öğrendiğini paylaşabileceği, anlayabileceği, geliştirebileceği ortamlarda bulunmasını sağlamak sanırım verilecek en güzel ödül olur" ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.