Öne Çıkanlar Oğuzkaan Schools JMUN Ali Buğra Büyüktatlı Rekortmen Yüzücü Kamil Resa Alsaran Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) Yeditepe Üniversitesi

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Ortaöğretimle ilgili yeni bir şey yapacağız

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Genel Sekreteri Jose Angel Gurria ile görüşmesi ve OECD´de Türkiye´nin 2023 Eğitim Vizyonunu tanıtmak üzere yaptığı konuşmanın ardından açıklamalarda bulundu. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Ortaöğretimle ilgili yeni bir şey yapacağız. Hemen önümüzdeki yıl, 9. sınıflardan itibaren bu başlayacak. Bununla ilgili modelimizi de yaklaşık bir ay içinde Türkiye ile paylaşmış olacağız" dedi.  Bakan Selçuk, sunumda Türkiye´nin eğitime nasıl yaklaştığını, 2023 hedefinin ülkenin kuruluş yıl dönümü ile nasıl ilgili olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın liderliğinde Millî Eğitim sisteminin daha kaliteli hale getirilmesi için ne tür tedbirler alındığını ve eğitime bakış açılarının evrensel normlarla ilişkisini anlattığını kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Eğitimde Bir Adım Ötesi 2019" zirvesinde yaptığı konuşmada, Vizyon Belgesi'nde öne sürdükleri başlıkların eğitim sisteminin bütün alt sistemlerini kapsadığını ve bunların hepsini yataya kesen insan, epistemoloji ve ontoloji meselelerinin oldukça önemli olduğunu söyledi.

Bugünkü eğitim sistemi, bilim, üniversite ve okul hayatının tümüyle epistemoloji üzerine inşa edilmiş bir hayat olduğuna işaret eden Selçuk, "Yani bilginin yönetimi üzerinden bir dünya düzeni var fakat bilgi eğer etik bir zemine ahlak telakkisine sahip değilse bilginin bir ontolojik varlık zemini yoksa o zaman bir şekilde bilgi zarar verici olmaya başlıyor. Bilgi işe yarasın diye üretilirken sermayenin ihtiyacı olan araçları üretiyor ve biz amaçlarda fakir, araçlarda zengin hale geliyoruz. Bu çerçevede bütüncül bir bakış açısına ihtiyacımız var. Mevcut konteksti yorumlarken içinde olduğumuz denizin farkında olmayabiliyoruz" diye konuştu.

Yaratıcılık, eleştirel düşünme, takım çalışması, iş birliği gibi becerilerin 21. yüzyılın becerisi olarak sayıldığını aktaran Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar Mimar Sinan'da, Da Vinci'de yok muydu? Onlar yaratıcı değil miydi? Bu progresif anlayış lineer tabiatından ileri geliyor. Popüler olan şey bize, 'Eğitim sürekli gelişiyor, ilerliyor.' Eğitim sürekli ilerlemiyor. Bizim kavramımız progresif ya da ilerleme kavramı olmamalı. Biz yücelme kavramından söz etmeliyiz. İnsan yücelir, eğitim yücelir, irade yücelir; ilerlemez. İlerlediyseniz o zaman geriliyorsunuz demektir aynı zamanda. Bunun kanıtı da var. Eğitim seviyesi yükseldikçe dünyada açlık ve obezite aynı anda artıyor. Böyle bir artış varsa sizin eğitimli dediğiniz insanlar eğitimli değil o zaman."

"EĞİTİMDE MUTABAKAT ŞART, YOKSA MİLLETLEŞME OLMAZ"

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, eğitimin Türkiye'nin değil, dünyanın büyük bir sorunu olduğunu vurgulayarak, eğitimin aynı zamanda en büyük çözüm aracı ve alt sistemleri olan bir proje olduğunu, eğer eğitimde bir politika kararı alınacaksa, bunun simülasyonun ve modellemelerinin yapılması gerektiğini anlattı.

Vizyon Belgesi'nde eğitimde ortak dil ve mutabakatlaşmaya yer verildiğine dikkati çeken Selçuk, şunları kaydetti: "Eğitimde mutabakat yoksa asla milletleşme söz konusu olmaz. Eğitimin mutabakata ihtiyacı var. İnsanları çocuklarında buluşturamıyorsanız neyde buluşturacaksınız? Bu çerçevede baktığımızda, bizim bir sosyal sözleşmeye ve mutabakata ihtiyacımız var. Herkes sadece kendi dünya görüşüne uygun bir insan yetiştirme tarzını ve tavrını desteklerse biz sadece çatışmayı desteklemiş oluruz. Biz kültürümüzü ya bilim ya da vahiy zannediyoruz. Buradan yola çıktığımızda bilmek yetmez bu çocukların yapmaları lazım. Yapması için elini tutması lazım. Tasarım beceri atölyelerinin temelindeki şey, bilmenin bir ötesine geçmek, yapmak. Çünkü olmak için yapmak aşaması gerekiyor. Eğitimin meselesi insanların olmaklığıyla ilgili bir mesele. Eğer olmaklık yoksa, o zaman insanlaşma yoktur, beşerleşme vardır sadece. Bu bağlamda, eğitimde sisteminin ortak dili gelişmeden, mutabakat sahası oluşmadan, bu bir ülke ödevi olarak tasavvur edilmeden, bir ülkenin eğitim sistemi sadece mekaniklerinde, bürokrasisinde dönüştürülür. Bizim çok farklı bir üssel artışa ihtiyacımız var. Bizim değişime ihtiyacımız var. Bunu mevcudu sürdürerek, bazı şeyleri kopyalayarak, popüler olanı ihtiva ederek yapamayız. Bizim orijinal kavramlar üzerinde tartışmamız, kendi kelimelerimizi yeniden doğurmamız lazım. Bizim kavram cerrahisine ihtiyacımız var. Bütün bu makamlar, mevkiler sadece çocuklar içindir. Bu ülkenin geleceği içindir."

"TÜRKİYE EĞİTİM BAŞKA BİR HİKAYE YAZABİLİR"

Bakan Selçuk, Türkiye'nin eğitimde nicel yorumlama anlamında bir eksiği olmadığına, asıl meselenin eğitimin istikametini sağlamlaştırmak olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Türkiye girdi temelli bir yaklaşımdan, ürün, çıktı ve süreç temelli bir yaklaşıma doğru evriliyor. Şu ana kadar çok büyük başarıları oldu. Bugün 15 sene önce hayal ettiğimiz şeyleri başarmış durumdayız. Dolayısıyla eğitime hep olumsuz bakmamalıyız. Güzel şeyler yapılmış. Türkiye çok zor dönemlerden geçiyor. Birçok ülkenin ayakta kalamayacağı kadar sıkıntılar yaşayan bir ülke. Şimdi biraz kalite zamanı. Türkiye başka bir hikaye yazabilir ama hikaye yazmadan önce nasıl bir hikaye yapacağıyla ilgili tasavvurunu yeniden gözden geçirmeli ve bunu varlık, epistemolojik ve ahlak telakkisi temelli olarak yeniden oluşturmalı. Ahlak yoksa bir yerde hiçbir sistem çalışmaz."

"13 MART'TA OKUL PROFİLİYLE İLGİLİ BİR ŞEY İLAN EDECEĞİZ"

Yükseköğretime hazırlık, ortaöğretim, ilkokul ve ortaokulun kalitesinin artırılması konusunda yapay zeka temelli birçok çalışmanın altyapısını kurduklarını belirten Selçuk, bu dönemin sonunu kadar bu konuda birçok mesafe almış olacaklarını kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye'nin eğitim sisteminin küresel makro sistemler içerisindeki sistem analitiğini iyi okumanın önemine işaret ederek, şunları söyledi: "Bu anlamda 13 Mart'ta okul profiliyle ilgili bir şey ilan edeceğiz. Sadece bu işin felsefesiyle ilgilenmiyoruz somut olarak hayat sahnesindeki karşılığıyla da ilgileniyoruz. Okul profilinden maksadımız şu; her okul 'Acaba ben ne yaparsam, daha iyi bir okul olurum?' diyebilmeli. Okul profili bu anlamda her okulun MR'ını çeken, gelişme potansiyelini ortaya koyan bir ulusal ölçekli yazılım altyapısı. Yani bir ülkenin tamamını aynı anda görüyoruz. Şu anda herhangi bir okulda böyle bir altyapı olmadığı için okul kendisinin neyde iyi neyde kötü olduğunu, ne yapması gerektiğini çok da bilmiyor."

"ORTAÖĞRETİMLE İLGİLİ YENİ  PLANLARIMIZ VAR"

Çocukların biraz derinleşmesini istediklerini belirten Selçuk, "Ortaöğretimle ilgili yeni bir şey yapacağız. Eğitimde model olarak kabul edilen ülkelerdeki liselerde, 5-6 ders var. Biz de 16-17 ders var. Bu çok adil bir durum değil. Bizim çocuklarımız yüzeysel kalıyorlar, yönelmek istediği alanda derinleşemiyor. Lise sona geliyor, 'Neyi seçsem' diye düşünebiliyor. Bunu yeniden yapılandırmamız lazım. Hemen önümüzdeki yıl 9. sınıflardan itibaren bu başlayacak. Bununla ilgili modelimizi de yaklaşık bir ay içinde Türkiye ile paylaşmış olacağız" diye konuştu.

Bir çocuğun hayatına dokunmanın çok özel ve kritik bir şey olduğunu ifade eden Selçuk, "İyi bir Milli Eğitim Bakanı kendi döneminden ziyade gelecek için bir şey yapar ki sonrasında nesiller meselesi için altyapı oluşsun" diyerek sözlerini tamamladı.

FRANSA MİLLİ EĞİTİM BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

Fransa Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer ile yaptığı görüşmeye değinen Selçuk, "Karşılıklı olarak eğitimsel konuların ve sorunların nasıl çözüleceği üzerinde kısa bir çalışma yaptık. Bu çalışmanın sonucunda Fransa´daki yurttaşlarımızın, öğretmenlerimizin ve buradaki Türkçe öğretim merkezlerimize dair sorunlara değinme fırsatımız oldu." dedi. Selçuk ayrıca, Blanquer ile karşılıklı bir çözüme ulaşma iradelerini paylaştıklarının altını çizdi.

"Bir çalışma grubu çerçevesinde hangi konularda ne tür alışveriş olacağına dair bir prensip konuşması gerçekleşti. Daha sonraki aşamalarda her bir programı tek tek ele alıp nasıl ilerleyeceğimizi konuşmaya devam edeceğiz." diyen Selçuk, OECD Genel Sekreteri Gurria ile yaptığı görüşmede, Türkiye´nin 2023 Eğitim Vizyonu ve OECD´nin çalışmalarının ele alındığını belirtti. Selçuk, görüşmeye ilişkin, "Bizim OECD´nin birikiminden yararlanmak ve 2023 Eğitim Vizyon dokümanımızın içeriği hakkında bilgi vermek gibi bir paylaşımımız oldu. Bu doğrultuda Gurria her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi. Bu desteğin teknik, uzmanlık ve bazı ortak proje ve çalışmalar yapmak anlamında yürütülebileceğini düşünüyoruz. Oldukça verimli bir görüşmeydi." ifadesini kullandı. 

“Bu kadar çocuğu okullaştırmak dünya tarihi açısından bir başarı hikâyesi”

Eğitim alanında 3 yıl içinde atılacak adımlarla ilgili bilgi verdiğini ve çeşitli ülkelerin büyükelçileri ile uzmanlarının sorularını yanıtladığını söyleyen Selçuk, şöyle devam etti: "Bu sorularla Millî Eğitim sistemimizin bazı durumlarını açıklama ve (ülkedeki) Suriyeli ve benzeri göçmen misafirlerimizin eğitim problemleri hakkında neler yaptığımızı paylaşma imkânı oldu. Türkiye mevcut göçmen çocukların yüzde 70´e yakınını okullaştırarak dünyada açık ara önde. Bu rakam 700 bine yakın bir rakam, bu kadar çocuğu okullaştırmak dünya tarihi açısından bir başarı hikâyesi, herkesin gıpta ile baktığı bir durum."

Selçuk, Blanquer ile yaptığı görüşmede eğitim alanında yapılacak iş birliği anlaşmasının ön hazırlıklarının yapıldığını ve çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Kaynak: Fotoğraflar MEB sitesinden alınmıştır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.